Açılış Sayfası Yapın  Favorilere Ekleyin  Bize Yazın 
Benimsayfam.com Eğlence Sohbet Güzel Sözler Oyun

Ana Sayfa - Alışveriş - Linkler - Eğlence - Güzel Sözler - Slayt - Puzzle / Yapboz - Oyun - Fıkra - Sohbet - E-kart - Derlemeler

 Derleme Kategoriler
Diğer 40
Dostluk Üzerine 25
Düş Hekiminden 9
Faydalı Bilgiler 14
Gizemli Hikayeler 4
Güzel Sözler 26
Hayat Dersi 140
Kadın - Erkek 60
Komik Yazılar 76
Makaleler 10
Sevgi Aşk Üzerine 78
Sizin Yazılarınız 31
Şiirleriniz 54
Tantra Totem 1
Yaşanmış Olaylar 16
Yurdumun İnsanı 24
Yeniler  
Çok Okunanlar  
Çok Beğenilenler  
Bütün Güzel Yazılar  
 
 Arama Yap

 



Şükretmesini Bilenlere

Kategori Hit Toplam Oy Puan Puan Ver Yorum Tarih

Hayat Dersi

23.354  101  8,4 - 0 19 Eylül 2005  
Bağdat'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri:
- Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.
Tandırın başındaki kadın taze ekmekleri kızına uzattı. "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmekleri güzelce katlayıp verdi aç hamala.
Hamalın sevincine sınır yoktu. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti? Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikazı durdurdu onu:
- Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?
Geriye bakıp eliyle işaret etti:
- İşte şu evden.
Adam kızgın şekilde salladı başını:
- Yanılmamışım, böyle zamanda başka kimin evinden alınabilir ekmek? diyerek eve doğru ilerledi.
Kapıyı açar açmaz da sordu:
- Kim verdi ekmeği hamala?
Hanım korkudan kızını gösterdi. Güya kızına acır, bir şey yapmaz diye düşünmüştü. Halbuki adamın şükürsüzlük ve cimrilik içine işlemişti. Elindeki sopayı hızla havaya kaldırdı, kızının ekmek veren eline öyle bir indirdi ki bilek zedelenip burkuldu, el çarpık kaldı. Söyleniyordu kendi kendine:
- Ben herkese ekmek versem bu evde ekmek kalır mı? diye.
Halbuki nimet şükür isterdi. Şükürsüzlük nimetin gitmesine sebepti. Nitekim bu şükürsüzlüğün akibeti de öyle olacaktı. Olmaya başladı bile. Kısa zamanda işleri bozuldu, çarşının en işlek yerindeki dükkanını satması da onun bozulan işlerini. Bir ara o hale geldi ki, evine ekmek alamaz duruma bile düştü. Nitekim bir akşam eve gelmiş, kızcağızına da acı sözü söylemişti;
- Artık benden ümidinizi kesin. Çünkü bu akşam ekmek alacak kadar da olsa elime para geçmedi. Çarşıya in, ekmek parası iste.
Kızcağız çarşıya inmiş, utana sıkıla sattıkları dükkanın karşısına geçerek bir tanıdık görürüm diye beklemeye başlamıştı. Kendisini gören dükkandaki adam hemen yanına gelerek:
- Sen masum birine benziyorsun, ne bekliyorsun burada? diye sormuştu. O da anlatmıştı gerçek durumu:
- Ekmek alacak paramız kalmadı, bir tanıdıktan ekmek parası istemek üzere bekliyorum burada.
Hemen elini cebine attı adam. Hatırı sayılır bir miktar parayı uzatarak "Al" dedi. "Bununla istediğin kadar ekmek alabilirsin. Ben de nimetin şükrünü eda etmiş olurum böylece."
Kızcağız elinin birini arkasına saklamış, ötekiyle parayı alırken adamın dikkatin çekti bu saklayış;
- Elinde bir yara bere varsa tedavi ettireyim, niçin saklıyorsun? Allah bana nimet verdi, şükrünü eda etmek için iyilik yapmam gerek, dedi.
Kızcağız önce açıklamak istememişse de adamın ısrarı üzerine anlattı elinin durumunu:
- Ben bir yoksula ekmek vermiştim. Babam yolda rastlayıp sormuş, o da evi gösterip 'İşte oradan aldım' demiş, bizi haber vermiş. Babam eve gelince elindeki sopayla ekmek veren elime öylesine bir darbe indirdi ki, elim böylece çarpık kaldı. Göstermekten utanır oldum. Bu yüzden de evde kaldım.
Bu açıklamayı dinleyen adam bağırmaya başlar:
- Komşular! Çabuk buraya gelin, ben hayalimdeki altın kalpli kızı buldum, hayat arkadaşım işte karşımda, siz de şahit olun... diyerek başlar anlatmaya:
- Ekmeği isteyen fakir bendim. Ben o gün üç bir hamaldım. Demek ki elinin çarpık kalmasına ben sebep olmuşum. Hem sebep olayım hem de seni bu halinle baş başa bırakayım. Buna Allah razı olmaz. Seni görünce içimden bir sevgi selinin koptuğunu anladım, bana ekmek veren kıza ne kadar da benziyor diye düşünmüştüm. Yanılmamışım. Baban şükürsüzlük ettiğinden Allah onun dükkanını elinden alıp bana nasip eyledi. Şimdi ise imtihan sırası bana geldi, ben de aynı şükürsüzlüğe düşmek istemem. Haydi gel, nikahımızı yaptırıp birlikte babanı sıkıntıdan kurtaralım.
Yola koyulurlar, ekmek veren eli sakatlayan şükürsüz babaya doğru...
"Şükrederseniz çoğaltırım, etmezseniz elinizden alır şükredene veririm. Şükürsüze de azabım şiddetli olur..." (Kur'an-ı Kerim, 14/7)

KAYNAK: Şahin, Ahmed, Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam, Zaman Cep Kitapları 3, Feza Gazetecilik, İstanbul 2001

<<   HAYAT BU KADAR KOLAY OLSA!  <<   >> YAŞLI ÇOBAN VE ELMA AĞACI    >>

Puan ver 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Yorum Yapın!

Yapılan Yorumlar

Bütün yorumlar için tıklayın.

Açılış sayfası yapın!

Okul Çantası
Okul Çantası

Oyuncax.com


Çocuk Halıları
Çocuk Halısı
Oyuncax.com - Oyun Halısı


Barbie Oyuncak Bebek
Barbie Bebek
Oyuncax.com Oyuncak Bebekler


Akülü Araba
Akülü Araba

Oyuncax.com Akülü Arabalar


Puzzle / Yapboz Çeşitleri
Puzzle Yapboz
Puzzle Dünyası



Hepsioyun.com

 


Benimsayfam.com  Alışveriş  Son Dakika  Linkler  Eğlence  Güzel Sözler  PPS  Oyun  Fıkra  Puzzle  E-kart  Derlemeler  Gazeteler
 
 Oyuncak - Oteller - Akülü Araba - Alışveriş - Aktüel - Flash Oyun - Uçurtma - Firma Ekle
   Bize Yazn  Açılış Sayfası   Favorilere Ekle
- Online Kullancı : 96